T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Bolu Müftülüğü

21.05.2026

DİJİTAL DÜNYADA NELERE MARUZ KALIYORUZ !

Bolu İl Müftülüğü tarafından Aile Haftası etkinlikleri kapsamında “Dijital Dünyada Çocuk ve Aile” konulu konferans düzenlendi.

DİJİTAL DÜNYADA NELERE MARUZ KALIYORUZ !

Bolu İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Programın açılış konuşmasını yapan Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Aile Haftası kapsamında bu yıl dijital dünyada çocuk ve aile konusunun ele alındığını belirterek, ailenin sadece sevgi ve merhamet yuvası değil, aynı zamanda koruyucu bir sığınak olduğunu ifade etti.

Müftü Demirtaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Yüce Rabbimiz kadim kitabımızda aileye, aile bireylerini her türlü zarardan koruma sorumluluğu yüklemiştir. Bugün bu sorumluluğun en önemli alanlarından biri de dijital dünyadır. Özellikle dijital çağda hem aile bireyleri hem de evlatlarımız çok çeşitli zararlı içeriklere maruz kalabilmektedir. Çocuklara yönelik oyunlar başta olmak üzere sosyal medya, video platformları ve kontrolsüz dijital mecralar üzerinden toplumun zihin dünyasına pek çok içerik üflenmektedir. Bu sebeple anne babaların, eğitimcilerin ve din görevlilerimizin dijital dünyanın imkânlarını da risklerini de doğru okuması gerekmektedir.”

Demirtaş, dijital dünyanın bütünüyle reddedilecek bir alan olmadığını; ancak bilinçli, ahlakî ve değer merkezli bir kullanım bilincinin aile içinde mutlaka kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aktan, dijital çağın birey, aile, çocuk ve toplum üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Prof. Dr. Aktan, sunumunda dijital dönüşüm, sosyal medya kullanımı, kültürel hegemonya, algoritmaların yönlendirici etkisi, mahremiyet, aile içi iletişim ve medya okuryazarlığı konularını ele aldı.

Prof. Dr. Aktan, dijital dönüşümün insanlık tarihinde büyük bir kırılma meydana getirdiğini belirterek şunları kaydetti:

“Matbaa Avrupa’yı, internet ise dünyayı dönüştürdü. Her büyük teknolojik devrim gücü yeniden dağıtır. Ancak dijital devrimde güç, birkaç büyük merkezin elinde toplanmış durumdadır. Bugün neyi göreceğimiz, neyin gündem olacağı, hangi sesin duyulacağı çoğu zaman algoritmalar tarafından belirlenmektedir.”

Yeni medyanın klasik medyadan farklı olarak etkileşimli, küresel, dijital, ağ tabanlı, izlenebilir ve algoritmik bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Aktan, dijital dünyanın artık sadece haberleşme alanı olmadığını, aynı zamanda kimlik, kültür, değer ve davranış biçimlerini de şekillendirdiğini söyledi.

Türkiye’de dijital medya kullanımının oldukça yüksek seviyelere ulaştığını belirten Prof. Dr. Aktan, günlük ortalama internet kullanım süresinin 7 saat 24 dakika, sosyal medyada geçirilen sürenin ise 2 saat 49 dakika olduğuna dikkat çekti. Aktan, bu verilerin aile içi iletişim, çocuk eğitimi ve mahremiyet konusunda yeni bir farkındalığı zorunlu kıldığını ifade etti.

Konferansta özellikle aile, mahremiyet ve çocukların dijital dünyadaki korunması üzerinde duruldu. Prof. Dr. Aktan, aile kurumunun dijital çağda daha bilinçli bir şekilde güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Aile, milletin küçük bir nüvesidir. Çatısı sarsılırsa millet sarsılır. Mahremiyet bir kalkandır. Görünür kıldığımız her şey, başka bir gözün aynasında ölçülür hâle gelir. Yemek sofrası kameraya değil, paylaşılan sohbete açılmalıdır. Çocukların görüntüleri içerik değildir. İnternet, ev içi terbiyenin önüne geçmemelidir.”

Aktan, dijital mecralarda akşam sofrasının yerini bireysel ekran zamanının, mahremiyetin yerini görünür olma arzusunun, komşuluk ve akrabalık bağlarının yerini ise takipçi ve beğeni kültürünün almaması gerektiğini belirtti. Sosyal medya algoritmalarının tarafsız olmadığını ifade eden Aktan, “Bir kara kutu, ne göreceğimize, neyin popüler olacağına ve kimin sesinin duyulacağına karar verebilmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Dijital medya okuryazarlığının aileler ve çocuklar için hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Aktan, her içeriğin sorgulanması gerektiğini belirterek şu tavsiyelerde bulundu:

“Tüketici değil, okuyucu olmalıyız. Her içerik bir kurgudur. Kaynağı sorgulamalı, doğrulamalı ve yaymadan önce düşünmeliyiz. Ekranlardan önce evlatla anne baba arasındaki sohbet güçlendirilmelidir. Günlük ekran süresine sınır konulmalı; uyku, ibadet ve aile vakti dokunulmaz alanlar olarak korunmalıdır.”

Konferansın sonunda dijital çağda kimliği, aileyi, mahremiyeti ve değerleri korumanın mümkün olduğu; bunun için teknolojiyi reddetmek yerine ona bilinçli şekilde yön vermek gerektiği vurgulandı.